Bu sitede çerezler kullanılmaktadır, sitede gezinmeye devam ederek çerez kullanımını kabul etmiş olursunuz.

Sürekli Test (Continuous Testing) Nedir, Faydaları Nelerdir?

Günümüzde dönüşüm denildiğinde iş dünyasında belirli bir deneyime sahip her kişinin aklına gelecek ilk değişim Waterfall düzeninden Agile metodolojisine geçiş olacaktır. Bu geçiş belki de birçok çalışanı derinden etkilemiş, birçokları bu süreci kâbus olarak nitelendirmiştir. Ancak süreç ne kadar zorlayıcı olursa olsun, günün sonunda maksimum verimlilik hedefleyen proje takımlarının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir.

Küçük bir benzetme ile çevik (Agile) metodunu özetlemek ve Waterfall metodu ile farkını ortaya koymak gerekirse; Waterfall metodunu bir yemeği tek lokmada yutmak isteyen birine, çevik metodolojiyi ise yemeği parçalara bölerek kısa ama hızlı hamlelerle bitirmeye çalışan birine benzetebiliriz. Özellikle çalışanların iş süreci böyle köklü bir yöntem değişikliğine uğradığında, işin yapım aşamasıyla doğrudan bağlantılı olan test süreci de bu değişimden önemli ölçüde etkilenmiş oldu ve sürekli test dediğimiz kavram, günümüzde ekstra önemli ve değerli bir yöntem halini aldı.

Sürekli Test ve Çevik Metodoloji Uyumu

Sürekli test, temel bakımından Agile metodu ile paralel bir içeriktir. Klasik test yöntemleri, Waterfall yöntemi ile paralel olarak ürünün ortaya çıkışını bekledikten sonra, tüm projeyi tek seferde test etmeyi amaçlayan bir yapı hazırlar. Oysa sürekli test mantığı ile sprint adı verilen Agile metodunun birim zamanlarına uygun bir test yapısı geliştirmek mümkündür.

Sürekli test sayesinde klasik test yöntemlerine göre daha hızlı ve sık test süreçleri beklemek mantıklıdır. Bu durum temelde kusursuz bir test yapısının oluşturulmasına zemin hazırlar. Çünkü Agile metodolojisine entegre süreçlerin belki de en büyük faydası, hayatımızda en sık duyduğumuz öğütlerden biri olan "sorunu küçük parçalara böl" fikrini temel almasıdır. Bu sayede her sprint sonunda test etmeniz gereken kapsam, kompleks olmaktan çıkacaktır. Günün sonunda testinizin hedef kapsamı, kolaylıkla odaklanılabilecek bir konu bütünlüğü içerecektir. Hal böyleyken daha dar ama kapsamı net bir içerik için kusursuz sıfatına yakışır bir test süreci hazırlamak, geçmiş yöntemlere nazaran çok daha kolay bir hal alacaktır. Aynı zamanda Agile metodunu Waterfall metodundan üstün ve farklı kılan bir diğer özellik, çok sık ve etkin bir geri bildirim ağı oluşturma imkânı sunmasıdır. Art arda ve hızlı ilerleyen her sprint, bitimiyle beraber bir değerlendirme süreci içerir. Bu sürecin faydalı bir geri bildirim seansına dönüşebilmesi için "Continuous Testing" mantığı ile test süreçlerinin ilerlemesi zorunludur. Çünkü modern süreçlerin paralelinde, çevik ile beraber artık bitiş çizgileri 1 değil çift haneli sayılara çıkmış durumda ve her bitiş çizgisi beraberinde yeni bir test aşaması gerektirmektedir. Böyle bir çalışma geçmişe nazaran daha hızlı ve sık bir test sistemi olmadan oluşturulursa çevik sistemin bir anlamı kalmaz. Bu anlam bütünlüğünü tamamlayan kavram ise çevik metodolojiye entegre sürekli test sistemleridir.

Sürekli Test ve Müşteri Memnuniyeti

Sürekli test mantığı ile ilerleyen test süreçlerinin çalışanlar için faydalı yanlarının yanı sıra müşterileri de memnun eden bir yanı bulunur. Klasik Waterfall metodu ile paralel işleyen test süreçleri, müşteri ile iletişimin proje bitimine paralel olarak sadece en son aşamada gerçekleşebilmesine imkân sağlar. Çünkü ürünün test aşaması ile beraber kullanım ve etkileşim kontrollerin sonuçları, müşterinin ileteceği olası bir olumsuz geri bildirim, süreç gereği sadece projenin sonunda ele alınabilir. Günümüz koşullarında böyle bir senaryo, çoğu müşteri için veya proje takımının bağlı bulunduğu üst düzey yönetim birimi için yetersiz görülecektir. Bu durum hem projenin -özellikle üretim aşaması açısından- müşteri açısından kapalı kutu haline gelmesine sebep olurken hem de ortaya çıkan ürünün süreç içinde gözden kaçmış küçük hatalar sonucu, son saniye sürprizleri ile başarısız olması ihtimalini de güçlendirir. Proje gelişimine bu açıdan bakıldığında sürekli test metodu, müşteri ile iletişimin sıkı tutulmasını ve daha şeffaf bir iş süreci yürütülebilmesini sağlayan konumdadır. Sürekli gerçekleştirdiğiniz testler sayesinde müşteri adım adım proje hakkında bilgi edinebilir. Günün sonunda herkes için kötü bir sürprizin gerçekleşme ihtimali de en alt seviyeye çekilmiş olur. Gözden kaçan her hata, yapıldıktan kısa bir süre sonra fark edilebilir ve sonuçta eski yöntemlerdeki gibi kıvılcımdan yangın oluşmasına fırsat verilmeden, sıcağı sıcağına sorun çözülmüş olur.

Sürekli Test Bir Tercih midir?

Günümüz çevik dönüşümünün tam anlamıyla gerçeğe dönüşebilmesi ve etkinliğini devam ettirebilmesi için çalışmaların aksatılmadan doğru zamanda test edilmesi, tercih değil zorunluluk halini almıştır. Bu da sürekli test kavramını her ürünün yaratım aşamasının vazgeçilmez bir unsuru haline getirmiştir. Bugünün verimlilik ilkeleri konusunda bilgi sahibi her birim, sürekli test yöntemi ile projelerinin test aşamalarını sağlıklı bir biçimde geçirmektedir. Aynı zamanda çevik metodolojinin takımlara kazandırdığı hareket kabiliyeti ve sağlam adım atma yetisi de sürekli test kavramının uygulanması ile bir anlam kazanmaktadır.

Müşteri memnuniyetinin, kâr elde etmenin en temel koşulu olduğunu anlayan özellikle büyük şirketler, devasa bütçeleri sadece çevik metodolojiye dönüşüm aşaması için ayırmakta, bu konuda da çalışma prensiplerine uygun araçların edinilmesi için hatırı sayılır bir emek sarf etmektedirler. Bu bütçe ve emek, ürün fikirlerinden bağımsız olarak bütün süreçlere entegre edilebilir test süreçleri yaratmak, otomasyon ve sürekli test kavramlarının birebir etkinleştirilmesini mümkün kılmak için sarf edilmektedir. İşte bütün bu sebepler sürekli test aşamasını günümüz çalışma prensiplerinin en vazgeçilmezleri arasına koymaktadır. Bir Huawei Türkiye Ar-Ge ürünü olan "Supreme Test" çözümünü etkin bir sürekli test süreci geçirmek için gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.